Sistektomi Nedir?

Prof.Dr.Bülent Alıcı: Üroonkoloji konusunda uzman olan, Prof. Dr. Süleyman Ataus’la sistektomi konusunda, bugün konuşacağız… Prof. Dr. Süleyman Ataus, sistektomi nedir ve kimler tarafından yapılmalıdır?

Prof.Dr.Süleyman Ataus: Sistektominin kelime karşılığı mesanenin alınması olmakla birlikte aslında yapılan ameliyat biraz daha kapsamlı bir ameliyattır. Çünkü erkeklerde, prostatla birlikte, meni keseleri, meni kanallarının bir kısmı, bazen karın zarının bir bölümü de çıkarılmaktadır. Kadınlarda ise, hastanın yaşına, duruma göre, her iki yumurtalık, rahim ve vajinanın bir kısmı çıkarılabilir. Her iki cinsiyette de ameliyatın bir parçası, mutlaka yapılması gereken, genişletilmiş bir şekilde, sağ sol karın alt yarısındaki lenf bezlerinin temizlenmesidir. Kısacası, oldukça kapsamlı bir ameliyattır, sistektomi. Kimler tarafından yapılmalıdır? Bu önemli bir soru. Çünkü, yapılan yayınlar gösterdi ki, Ürolojinin gayet komplike ameliyatlarından biri olan sistektomi ameliyatının başarısı yılda belli sayıda yapan cerrahlar ve merkezlerde yüksektir. Komplikasyon oranı da aynı şekilde değişiyor. Yani bir cerrah, bir merkez, yılda ne kadar çok bu ameliyatı yaparsa, komplikasyon oranları da o oranda düşük, dolayısıyla ameliyatın başarısı da bir o kadar yüksek oluyor.

Prof.Dr.Bülent Alıcı: Çok teşekkür ederim. Peki, mesanenin alınması hangi durumlarda gereklidir?

Prof.Dr.Süleyman Ataus: Mesanenin alınması, çok değişik durumlarda gerekebilir. Ancak genel olarak, mesane kanseri nedeniyle, sistektomi ameliyatı yapılır. Tabi, mesane kanseri deyince de , mesane kanserinin bütün evrelerinde bu ameliyat yapılmaz. Yüzeyel dediğimiz, kasa geçmemiş, mesane kanserlerinin tedavisi tamamiyle başka, TUR dediğimiz bir teknikle tümörün çıkarılması iken, kasa geçmiş ve daha ileri tümörlerde sistektomi ameliyatı seçkin tedavidir.

Prof.Dr.Bülent Alıcı: Peki, bu cerrahi için ne tür seçenekler mevcuttur?

Prof.Dr.Süleyman Ataus: Klasik olarak, açık cerrahi ile yapılan bir ameliyattır. Günümüzde tabi robotik cerrahi her konuda olduğu gibi, bu konuda da kendine bir yer edinme çabası içinde ama henüz açık cerrahiye gerçek bir alternatif oluşturduğunu söylemek kolay değil. Ancak bu konudaki çalışmalar hızla ilerlemekte.

Prof.Dr.Bülent Alıcı: Peki, bu ameliyatın riskleri var mıdır?

Prof.Dr.Süleyman Ataus: Her cerrahinin kendine özgü bir takım riskleri olduğu gibi,bu ameliyatın da, (risk demekten ziyade ben komplikasyon demeyi tercih ederim) komplikasyonlarının oldukça uzun bir listesi var. Çünkü bu bir organların çıkarılması ameliyatı, hem de bir yeniden yapılandırma ameliyatı, bu ameliyatı yaptıktan sonra mutlaka, idrarı vücut dışına almak için yeni sistemler kuruyorsunuz ve farklı anatomik yapıları birbirine bağlıyorsunuz. Dolayısıyla, bu kadar detaylı bir ameliyatta, teorik olarak pek çok komplikasyon gelişebilir. Burada uzun uzun hepsinden bahsetmek istemem ama komplikasyonları olan bir ameliyattır.

Prof.Dr.Bülent Alıcı: Bu tarz bir ameliyatı geçiren kişide süreç nasıl seyreder? Yani, hasta normal hayata ne zaman döner?

Prof.Dr.Süleyman Ataus: Bu tabi hastanın genel durumu, yaşı, başka hastalıklarının olmasıyla direkt ilişkili bir durum ama bu ameliyat büyük bir ameliyattır, onu söylemek lazım. Dolayısıyla, bir aydan önce, normal yaşama dönmeyi beklememek gerekir. Bazı hastalarda üç ayı aşan, normal yaşama dönme sürelerini söylemeliyiz. Uzun bir iyileşme süreci beklenmelidir.

Prof.Dr.Bülent Alıcı: Peki, hastaların pek çoğu da soruyor; bu ameliyat sonrası, özellikle erkekler için cinsel yaşam nasıl etkilenir, bu hastalarda cinsel yaşam nasıldır?

Prof.Dr.Süleyman Ataus: Bu hastalarda, bir kere, meni keseleri ve kanalları da çıkarıldığı için, ejekülasyon, boşalma bu hastalarda olmaz. Ama orgazm ve cinsel hayatları değişmeyebilir, yapılan tekniğe, cerrahın başarısına bağlı olarak. Bu ameliyatı da aynı prostatta olduğu gibi sinir koruyucu olarak yapmak mümkün. Dolayısıyla ereksiyon korunabilir. Ama ereksiyon kusuru gelişse bile, ereksiyonu düzeltmek için elimizde pek çok seçenek vardır.

Prof.Dr.Bülent Alıcı: Son olarak, mesanenin alınması sonucu, idrar yollarının düzenlenmesi bakımından hastaya hangi seçenekler sunuluyor?

Prof.Dr.Süleyman Ataus: Kabaca, temel olarak iki tip sistemden söz edebiliriz. Bir tanesi, yapay mesane dediğimiz, aldığımız mesanenin yerine yeni bir mesane yaparak, o bölgeye koymak ve hastanın normal idrar yolundan işemesini sağlamak. Bir de daha küçük idrar toplayan sistemler yapıp bunu karın ön duvarına bağlamaktır. Bu durumda karın ön duvarında bir delik, stoma dediğimiz bir ağız olur. Burada da iki sistem olabilir. Bir, ya hasta belli aralıklarla bu delikten kendi bir sonda kullanarak idrarını boşaltabilir. Ya da buraya sürekli bir torba bağlı olur, ve idrar düzenli olarak buraya dolar. Hasta düzenli olarak bu torbaya boşaltır.

Prof. Dr. Süleyman Ataus

Prof. Dr. Süleyman Ataus

1960 yılında doğdu. 1977 yılında Kabataş Erkek Lisesi’nden, 1984 yılında ise İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1986-1991 yılları arasında İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimi aldı. 2000 yılında doçentlik ünvanını, 2007 yılında da profesörlük ünvanını aldı. Halen Forte Üroloji’de çalışmalarına devam etmekte.