Ortotopik mesane – yapay mesane ameliyatı nedir?

Prof.Dr.Bülent Alıcı: Bu gün Prof. Dr. Süleyman Ataus’la yine üroonkolojinin önemli konularından bir tanesi olan yapay mesane, ortotopik mesane ile ilgili konuşacağız. Ortotopik mesane ya da halk deyişiyle yapay mesane nedir, nasıl yapılır?

Prof.Dr. Süleyman Ataus: Ortotopik mesanenin Türkçede tam bir karşılığı yok dolayısıyla yapay mesane diyoruz. Ama yapay mesane de sanki sentetik, teknoloji ürünü bir mesane gibi algılanıyor aslında böyle değil. Kişinin kendi bağırsağından oluşturulan bir mesaneden bahsediyoruz burada ortotopik mesane derken. Farklı farklı teknikler var, kullanılan tekniğe göre, kişinin kendi bağırsağı, değişik uzunlukta alınarak mesaneyi taklit eden bir yapıya dönüştürülüyor. Sonra, oluşturduğumuz bu mesaneye böbreklerden gelen üreter denilen iki boruyu ve bu mesaneyi de kişinin -kadın ya da erkek- ön idrar yoluna bağlıyoruz. Dolayısıyla böbreklerden gelen idrar, bizim yaptığımız yeni mesanede depolanıyor ve normal idrar yolundan atılıyor.

Prof.Dr.Bülent Alıcı: Peki bu oluşturulan yeni mesane ya da yapay mesane, gerçek mesane gibi çalışır mı?

Prof.Dr.Süleyman Ataus: Bu mesane, kağıt üstünde çok cazip görünmesine rağmen, genelde ince bağırsaktan yapıldığı için bir takım sıkıntıları olabilimekte. Öncelikle, ince bağırsak idrar depolamak üzere yapılandırılmış bir organ değil. İdrarı depolarken ya da dolduktan sonra kişi gerçek bir işeme ihtiyacı hissetmeyebilir. Genellikle bir dolgunluk, gazı varmış gibi bir his oluşabilir. O yüzden biz bu mesaneyi yaptığımız kişilere belirli aralıklarla mesanelerini boşaltmalarını öğütleriz. Bir başka konu da, kasılması yani duvar kas yapısı. Kendi mesanemiz kadar güçlü olmadığından, kasılma gücü azdır ve istenilen ölçüde kasılarak idrarı tam olarak boşaltamayabilir. Bu durumda da mesanede bir miktar idrar kalır. Ameliyattan sonra yaptığımız düzenli kontrollerde, eğer kişinin mesanesini tam olarak boşaltamadığını, geride idrar kaldığını saptarsak, kişinin gün içinde ihtiyaca göre farklı sayıda sonda (katater) takarak idrarını boşaltması gerekir.

Prof.Dr.Bülent Alıcı: Son olarak, bu tarz bir ameliyat kimler için uygundur?

Prof.Dr.Süleyman Ataus: Biz, mesaneyi aldıktan sonra, bu seçeneklerden birini yapmak zorundayız ama her hasta için uygun bir sistem yok. Kişinin yaşı, mental durumu, mesleği, başka hastalıklarının bulunup bulunmaması, mesela, böbrek fonksiyonlarının nasıl olduğu, karaciğer fonksiyonlarının nasıl olduğu, elini kullanabilmesi, uyumu, bütün bunlar hangi sistemi seçeceğimize karar verdiriyor. Genellikle, seçimi de hastayla birlikte yapıyoruz.

Prof. Dr. Süleyman Ataus

Prof. Dr. Süleyman Ataus

1960 yılında doğdu. 1977 yılında Kabataş Erkek Lisesi’nden, 1984 yılında ise İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1986-1991 yılları arasında İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimi aldı. 2000 yılında doçentlik ünvanını, 2007 yılında da profesörlük ünvanını aldı. Halen Forte Üroloji’de çalışmalarına devam etmekte.